Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adınız:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 40
» Son Üye: Erdem Bozdağ
» Toplam Konular: 27
» Toplam Yorumlar: 92

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 2 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 2 Ziyaretçi

Son Aktiviteler
EKPSS VE KPSS ARASINDAKİ ...
Yazar: admin
24-02-2018, Saat: 15:16
İşitme cihazı
Yazar: admin
24-02-2018, Saat: 15:15
Size Ankara'daki en dolan...
Yazar: admin
11-01-2018, Saat: 14:56
Rapor aldığınıza pişman o...
Yazar: admin
16-11-2017, Saat: 09:04
FORUM SİTESİ YENİ PUAN VE...
Yazar: admin
29-08-2017, Saat: 15:14
YENİ BİR İŞİTME CİHAZI İÇ...
Yazar: handeakturk_09
29-08-2017, Saat: 13:47
İşitme Cihazımı Nasıl Ald...
Yazar: admin
21-08-2017, Saat: 13:48
İşitme Cihazı Kullanıcıla...
Yazar: admin
19-08-2017, Saat: 17:31
İşitme Cihazı Pil Kullanı...
Yazar: ahmetdemiroz
19-08-2017, Saat: 14:23
İşitme cihazı kullananlar...
Yazar: ahmetdemiroz
19-08-2017, Saat: 14:03

 
Information Neden Çift Cihaz Kullanmalıyız ?
Yazar: admin - 19-07-2017, Saat: 13:33 - Forum: Neden Çift Cihaz Kullanmalıyız ? - Yorumlar (4)

İki kulak bir kulaktan iyidir

 
Ses dalgaları, sesin kaynağından çıktıkları anda kulak kepçesi tarafından dış kulağa iletilmek üzere toplanırlar. Buradan kulak kanalına ve kulak zarına ulaşırlar. Kulaklarımız mesajı beynimize ileterek yorumlanmasını sağlarlar. Sesleri doğru algılayıp doğru yorumlamak için iyi işiten “iki” kulağımızın olması gereklidir. İşitme kaybı olan insanların yarısından çoğunda iki taraflı İşitme kaybı vardır.
Nasıl ki iyi görmek için iki gözümüzü kullanıyorsak ve nasıl ki gözlerimizle ilgili bir problem olduğunda çift camı gözlük kullanıyorsak aynı şekilde çift taraflı İşitme kaybında da çift cihaz kullanılması gerekir. Çift taraflı İşitme cihazı kullanımı, kulak tarafından algılanan ses sinyallerinin niceliğini ve niteliğini arttırır.

Çift taraflı işitme cihazı kullanımının faydaları:
  • Konuşmaları daha iyi anlarsınız
    Çift taraflı dinleme, hem normal hem de gürültülü ortamlarda konuşulan sözcükleri ayırt etme yeteneğinizi önemli ölçüde arttırır. Sessiz bir ortamda tek işitme cihazı yeterli gibi görünebilir ancak gürültülü bir ortamda tek cihaz genelde yeterli olmaz. Çoğu kullanıcı böyle durumlarda cihazın sesini yükseltir, ancak cihazın sesinin yükseltilmesi seslerin daha net duyulmasını değil, sadece daha yüksek gelmesini sağlar.

  • Sesin nereden geldiğini daha iyi anlarsınız
    Çift taraflı cihaz kullanımı doğal yapıya daha yakın olduğu için kullanıcının ses kaynağını belirlemesine, yani sesin nereden geldiğini tayin etmesine yardımcı olur.

  • Daha rahat dinler, daha az yorulursunuz
    Çift taraflı cihaz kullanımında sürekli tek kulağa yüklenmek zorunda kalmayacağınız için daha az yorulursunuz.

  • Daha dengeli ve yeterli işitirsiniz
    Çift taraflı dinleme sayesinde gürültülü ortamlar ve grup sohbetleri gibi arka plan seslerin yoğunlukta olduğu durumlarda dahi daha iyi ses kalitesi ve dinleme konforu elde edersiniz. Tek cihaz kullanımında 3 metre uzaktaki sesleri net bir şekilde duyarken çift cihazda bu mesafe 12 metreye kadar çıkabilmektedir.

  • İki kulağınız da aktif kalır
    İki tarafa da gerekirken tek tarafta işitme cihazı kullanmak, cihaz kullanılmayan kulakta kaybın ilerlemesine yol açabilir.

Bu konuyu yazdır

Exclamation İşitme Cihazı Ve Pili SGK Ödemeleri
Yazar: admin - 19-07-2017, Saat: 13:30 - Forum: İşitme Cihazları ve İşitme Cihazı Pili SGK Ödemeleri - Yorumlar (3)

İşitme Cihazı Ve Pili SGK Ödemeleri
psamındaysanız, işitme cihazı bedeli üzerinden geri ödeme* (SGK ÖDEMESİ) alabilirsiniz. İşitme cihazı bedelinin (AŞŞAĞIDA BELİRTİLEN RAKAMLAR) SGK tarafından geri ödenebilmesi için; Kurumla sözleşmeli resmi sağlık kurumlarınca en az 1 (bir) Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzman hekiminin yer aldığı Sağlık Kurulu Raporu’nun düzenlenmiş olması gerekmektedir.
SGK 18 yaş üzeri kişiler için brüt 750 TL** işitme cihazı geri ödemesi yapmaktadır. Yaşa göre yapılan NET geri ödemelerin miktarları ise aşağıdaki liste de gösterilmiştir.

0-4 yaş için veli çalışıyor ise net 1.080 TL, veli emekli ise 1.215 TL
5-12 yaş için veli çalışıyor ise net 960 TL, veli emekli ise 1.080 TL
13-18 yaş için veli çalışıyor ise net 900 TL, veli emekli ise 1.012,50 TL
18 yaş üzeri için kişi çalışıyorsa net 600 TL, emekli ise 675 TL

** Pil Başına da 1 TL
18 yaş altındaki çocuklara her iki kulak için KBB hekimi çift işitme cihazı raporu veriyorsa, SGK geri ödemesi iki katına çıkmaktadır. 18 yaş üzeri yetişkinlerde ise önce bir cihaz verilerek 6 ay sonrasında cihaz faydası kanıtlandığında ikinci cihaz raporu çıkarılıp veya daha önce çift cihaz kullandığı sağlık kurulu raporunda belirtildiğinde geri ödeme alınabilmektedir.***
* Geri ödeme: Kullanıcının öncelikle işitme cihazının fatura bedelinin ödemesini yaparak satın alması, daha sonra SGK’nın yukarıda belirtilen rakamlar dahilinde Ziraat bankasına SGKlı adına ödemeyi havale göndererek gerçekleştirmesi demektir.

** 8 Haziran 2017 tarihli Sağlık Uygulama Tebliği değişikliğine göre belirlenen rakamlardır. Konuyla ilgili yeni bir tebliğ yayınlanana kadar geçerliliği bulunmaktadır.
*** 8 Haziran 2017 tarihli Sağlık Uygulama Tebliği değişikliğine göre

Bu konuyu yazdır

Brick İşitme Cihazı Nasıl Alınır ?
Yazar: admin - 19-07-2017, Saat: 13:28 - Forum: İşitme Cihazları - Yorumlar (1)

İşitme Cihazı Nasıl Alınır ?
İşitme cihazı almak için öncelikle Kulak Burun Boğaz doktoruna gidilmelidir. (Eğer daha önceden doktor tarafından işitme cihazı önerildi ise veya hali hazırda işitme cihazı kullanılıyor ise doğrudan işitme merkezine başvurulur.)
Kulak Boğaz Burun doktorunuz işitme kaybından şüphelenip size işitme cihazı kullanmanızı tavsiye ettiyse, sizi işitme testi yapılması için ilgili odyometri servisine yönlendirecektir.
Yapılan İşitme testi sonucunda işitme cihazı kullanabilecek seviyede işitme kaybınız var ise doktorunuz işitme cihazı kullanmanızı önericektir.
Doktorunuz Tarafından İşitme cihazı kullanmanız söylendiyse hiç zaman kaybetmeden işitme merkezlerine başvurabilirsiniz.

Bu konuyu yazdır

  İşitme Cihazı Çeşitleri, Markaları, Özellikleri Ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yazar: admin - 19-07-2017, Saat: 13:25 - Forum: İşitme Cihazı Tavsiyeleri - Yorum Yok

İŞİTME CİHAZLARI


İşitme cihazları, kullanıcı için sesleri yükselten ve ayarlayan elektroakustik cihazlardır. Farklı tipleri mevcuttur:

  • Cep tipi cihazlar

  • Kulak arkası cihazlar (BTE)

  • Alıcısı kulak / kanal içinde bulunan cihazlar (CRT/RIC/RITE): Bunlar, hoporlörü (receiver) kulak kanalının içinde yer alan ve ayrıca kulak kalıbı gerektirmeyen kulak arkası cihazlardır. Sesler hortumdan geçmeksizin doğrudan kulak kanalına iletildiği için sesler daha net ve güçlüdür, küçük boyutludur ve hemen (kulak kalıbı yaptırmaksızın) kullanılabilir.

  • Açık kanal işitme cihazları (Open Fit): Bu cihazlar kulak kanalını mümkün olduğunca açık bırakan kulak arkası cihazlardır. Kulak kanalı açıkta kaldığı için tıkanıklık hissi oluşturmaması en büyük avantajlarıdır.

  • Kulak içi cihazlar (ITE)

  • Komple kanal içi cihazlar (CIC)

  • Gözlük Tipi İşitme Cihazları: Kemik yoluyla sesleri ileten modelleri kulak kanalı tıkalı veya enfeksiyon bulunan kişiler için uygundur. Bazı gözlük tipi cihazlar ise CROS-BICROS özelliğiyle kablosuz olarak bir yandan gelen sesleri kişinin iyi duyan kulağına iletirler.

  • Kemiğe Gömülü İşitme Cihazları (Bone Anchored Hearing Aids (BAHA)): Bu tip cihazlar kemik yoluyla sesleri iletir, dış kulak ve orta kulak yolunu atlayarak doğrudan kokleanın uyarılması esasına göre çalışır.
TEKNOLOJİSİNE GÖRE İŞİTME CİHAZLARI:

•Analog İşitme cihazları: Sesleri analog olarak yükseltir. Günümüzde çok az sayıda üretilmektedir. Ayarları genellikle manuel olarak yapılmakla birlikte, bilgisayar yardımıyla programlanabilen modelleri de vardır (Örneğin, Oticon Swift ve Sumo XP gibi.)

•Dijital İşitme Cihazları:
 Dijital ses işlemcisine sahip işitme cihazlarıdır. Günümüzde çoğu cihaz dijital işlemciye sahiptir. Bunlar genellikle bilgisayar yardımıyla progranabilmekte ise de bazı modelleri manuelolarak da ayarlanabilmektedir (Örneğin, trimmerli olarak tabir edilen cihazlar bu kategoriye girmektedir. Beltone EZ Trim, Resound Match vb. gibi.)

İŞİTME CİHAZI SEÇERKEN DİKKATE ALINMASI GEREKEN HUSUSLAR:

•İşitme kaybının türü ve derecesi: Her cihaz herkes için uygun değildir. Örneğin, her ne kadar son yıllarda çıkış gücü artırılmış olsa da komple kanal içi cihazlar daha çok hafif, orta ve orta-ileri düzeyde kaybı bulunanlar için uygundur. İleri derecedeki işitme kayıpları için kulak arkası cihazlar daha uygundur. Her işitme kaybı derecesi için farklı cihazlar mevcuttur. hafif ve orta seviyede kaybı bulunan biri için ileri kayıplar için üretilmiş bir cihaz uygun olmayacaktır (Örneğin, Oticon Sumo veya Phonak Naida).

•İşitme kaybı bulunan kişinin yaşı:
 Küçük çocuklar ve yaşlılar için kanal içi cihazlar uygun değildir. Bu tür kişilerin kulak arkası cihaz kullanması uygundur. 

•İşitme kaybı bulunan kişinin sosyal konumu:
 Çok farklı sosyal ortamlarda bulunan bir kişi ile zamanının önemli bir bölümünü evde geçiren bir ev kadınının ihtiyaçları farklıdır. Hareketli sosyal yaşamı olanlar için daha gelişmiş cihazlar uygun olacakken, fazlaca sosyal hayatı olmakayn biri için temel özelliklere sahip giriş seviyesi bir cihaz yeterli olacaktır.

GÜNÜMÜZÜN İŞİTME CİHAZLARINDA BULUNAN BAZI TEMEL ÖZELLİKLER:

•Geniş Dinamik Alan Baskılaması (Wide Dynamic Range Compression (WDRC)): Bu özellik, bir ses sinyalinin amplifikasyon (yükseltim) miktarını otomatik olarak değiştirir. Yumuşak sesler işitilebilmesi için yüksek seslerden daha fazla yükseltilir, ama hala diğer seslerden kısık olmalıdır. Yüksek sesler diğer seslerden daha az yükseltilir, böylece rahatsız edici bir seviyede olmaması sağlanır. Burada amaç kişinin işitme eşiği ve rahatsız edici ses yüksekliği arasında bir denge oluşturmaktır. Örneğin kişinin 60 dB işitme kaybı varsa ve 95 dB'den fazla sesler rahatsızlık veriyorsa, WDRC özelliğiyle cihazın gelen sesleri 60dB’den fazla yükseltmesi ve fakat 95 dB’i geçmeyecek düzeyde ses vermesi sağlanır. İdeal olan, kişinin tercihine bağlı olarak ses ayar düğmesi yardımıyla üst sınırı bir miktar geçebilmesine imkan tanımaktır. 

•Duruma Uyum Sağlayan Feedback (Ötme) Yönetimi (Adaptive Feedback Management): Günümüzdeki çoğu işitme cihazı, frekans cevabını değiştirmeyen etkili bir feedback yönetim sistemine sahiptir. Akustik bir ötme başladığında cihaz derhal ötmeye yol açan frekansı tespit eder ve içsel bir iptal sinyali gönderir. Etkili bir feedback yönetim sistemi kullanıcının, feedback yaşamaksızın işitme cihazının kazancını 10-15 dB artırabilmesine olanak sağlar. 

Kanallar ve Bantlar (Bazen bu ikisi birbiri yerine kullanılmaktadır): Kanal terimi baskılama özelliklerini değiştirme yeteneğini ifade ederken, bant terimi, belli bir frekans bandındaki amplifikasyonun (ses yükseltiminin) derecesini değiştirme yeteneğini tanımlar. Günümüzde işitme cihazları değişken sayıda kanal ve/veya banda sahipler. Genellikle kanan sayısı arttıkça işitme cihazının sesleri daha iyi anlamanızı sağlayacağı sanılmaktadır. Bununla birlikte, 2 kanal ve 4 frekans bandından daha fazlasının konuşmaları anlamada daha yararlı olduğuuna dair bağımsız bir klinik araştırma yoktur. 

•Yönlenebilen Mikrofonlar (Directional Microphones): Günümüzde yine pek çok cihazda direksiyonel mikrofon bulunmaktadır. Yakın zamana kadar bu tür mikrofonlar sadece hafif ve orta düzeydeki kayıplara hitap eden cihazlarda bulunmakta iken, günümüzde ileri düzeydeki kayıplar için üretilmiş cihazlarda da kullanılmatadır. Direksiyonel mikrofonlar yanlardan ve arkadan gelen sesleri kısarak karşıdan gelen sesleri ön plana çıkarır. Böylece özellikle kalabalık ortamlarda kişinin karşısındaki konuşmacıyı daha iyi duyması sağlanır. Bazı direksiyonel mikrofonlar ses kaynağının konum ve durumuna otomotik uyum sağlayacak özelliktedir ve bunlara adaptif direksiyonel mikrofon denilir. Bu tür cihazlarda, seslerin kaynağına göre direksiyonel mikrofonun mu yoksa çok yönlü (omni-direksiyonel) mikrofonun mu devereye gireceğine cihazın kendisi karar verir. Direksiyonel mikrofonlu cihazlar özellikle kullanıcının ses kaynağına yakın olduğu ve sesin karşıdan geldiği durumlarda faydalı olur. 

Gürültü Yönetimi / Azaltımı Programları (Noise Management/Reduction Programs): Yeni işitme cihazlarının çoğunda gürültü kontrolu programı bulunmaktadır. Bu program yardımıyla gürültülü ortamlarda konuşmalar daha iyi duyulmaktadır. Ancak bu durum işitilenleri anlama oranını her zaman artırmamaktadır. 

Otomatik Telecoil (Automatic Telecoil/ Autocoil): Bu özellik sayesinde, telefon işitme cihazına yaklaştırıldığında işitme cihazı içindeki telecoil otomatik olarak devreye girmektedir. Böylece kullanıcının ayrıca cihazını “T” pozisyonuna getirmesi ya da telecoil program düğmesine basması gerekmemektedir. Özellikle yaşlılar ve artrit sorunu olup cihazın düğmesine basmakta güçlük çekenler için yararlı bir özelliktir.

İki İşitme Cihazı Arası Kablosuz Bağlantı (Binaural Wireless Connectivity): Bu özellik tek cihazda yapılan ayarların diğer cihazda da otomatik olarak devreye girmesini sağlamaktadır. Böylece çift cihaz kullananların, sesi artırma veya azaltma, program değiştirme gibi uygulamaları sadece tek bir cihaz üzerinden kontrol edebilmeleri mümkün olmaktadır.

Veri Kaydı Tutma (Data Logging): Bu özellik, kullanıcının en çok hangi programı tercih ettiği, hangi ses düzeyini kullandığı gibi bilgileri kaydeder. Kimi cihazlarda kaydedilen bu bilgilere göre cihaz gerekli ayarlamaları otomatik olarak gerçekleştirir. Örneğin, cihazı kulağınıza taktığınızda çoğunlukla tercih ettiğiniz ses yüksekliği ve program otomatik olarak devreye girer. 

İŞİTME CİHAZLARININ TEKNİK ÖZELLİKLERİNDE KULLANILAN KAVRAM VE İFADELERİN AÇIKLAMASI:

Otomatik Kazanç Kontrolü (Automatic Gain Control (AGC)): Cihazın ses kazancını sesin şiddetli veya zayıf olduğu durumlarda otomatik olarak düşüren veya artıran bir sistemdir.

Eşdeğer Giriş Gürültü Seviyesi (Equivalent Input Noise Level): Cihazın genel gürültü performans derecesidir. Cihazın ses sinyaline ne kadar gürültü ekleyeceğinin bir ölçüsüdür. İşitme cihazları için bu oran 30dB’den küçük olmalıdır. 

Tam Kazanç (Full On Gain (FOG)): Ses kontrolü maksimum seviyeye getirildiğinde elde edilen kazançtır. Örneğin, "Yüksek Frekans Tam Kazancı / Giriş 50 dB SPL” (HF Average Full-on Gain/Input 50dB SPL) ifadesi, ses kontrolü maksimuma getirildiğinde 50 dB’lik bir ses girişi için yüksek frekanstaki ortalama kazancı gösterir. Normal konuşma 50dB seviyesindedir.
Örneğin, “HF Average Full-on Gain/Input 50dB SPL: 70 dB” ifadesi ses kontrolü maksimuma getirildiğinde işitme cihazına 50dB’lik bir ses girişi olduğunda cihaz bunu yüksek frekanslarda 70 dB ses çıkışına dönüştürür.

Armonik Biçim Değişimi (Harmonic Distortion): Orijinal sinyalin armonisi şeklinde yeni frekanslar yaratıldığında ortaya çıkar. Toplam armonik biçim değişimi (total harmonic distortion) bir dizi standart referans girişler için yaratılan toplam armonilerin bir ölçüsüdür.
Örneğin,
THD at 500Hz: < 6.5% 
THD at 800Hz: < 2.5% 
THD at 1600Hz: < 1.5% 
Bu değerler, işitme cihazınızın 500-800 ve 1000Hz frekanslarında sesleri ne derece net olarak yeniden üretebildiğini göstermektedir. Toplam Armonik Biçim Değişim (THD) oranı ne derece büyükse sesin biçim değişimi de o derece yüksek demektir.

İşitme Seviyesi: Bir kişinin ne derece işittiğinin bir ölçüsüdür. Bu ölçüm odyometre yardımıyla gerçekleştirilir ve daima desibel cinsinden gösterilir.

Endüksiyon Sarmalı Hassasiyeti (Induction Coil Sensitivity):Endüksiyon sarmalı, işitme cihazı içinde yer alan ve üzerine ince bakır bir telin sıkıca sarılı olduğu küçük bir metal parçasıdır. Telecoil olarak da bilinir. Endüksiyon sarmalının hassasiyeti, endüksiyon sarmalının veya telecoil’in ne derece iyi çalıştığını gösterir. Endüksiyon sarmalı telefondan ses gelmesi anında ötme sesini (feedback) ve dışardan gelen gürültüyü önler. Örneğin, “Induction Coil Sensitivity: 126 dB SPL” ifadesi cihazın endüksiyon sarmalının 126 dB gücünde olduğunu gösterir. Cihazda endüksiyon sarmalı bulunması telefon, FM sistemleri, müzik dinleme vb gibi kolaylıklar sağlar. Telecoil, bir mikrofonun akustik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürmesi gibi, manyetik enerjisiyi tespit edip elektrik enerjisine dönüştürür. Telecoil, havadaki mayetik dalgaları yakalayan bir antene benzetilebilir. Bu nedenle mikrofonla aynı amaca hizmet eder.

Çıkış Ses Basınç Seviyesi 90 (Output Sound Pressure Level 90 (OSPL90)): Herhangi bir frekans seviyesinde 90 dB’lik ses girişine karşılık gelen çıktı ses yoğunluğudur. SSPL90 olarak da bilinir. 90dB ses çok yüksektir ve bir çim biçme makinesi veya çocuk çığlığına eşittir.

Referans Test Kazancı (Reference Test Gain): 50dB giriş sesi seviyesinde ve ses kontrolü normal seviyedeyken oluşan kazanç miktarıdır. Örneğin, “Reference Test Gain: 55 dB” ifadesi, 50 dB ses girişi seviyesinde ve cihazın ses kontrolü ortala düzeydeyken, cihazın giriş sesini 55 dB yükselteceğini gösterir (50dB + 55dB = 105 dB’e)

Doygunluk Ses Basınç Seviyesi (Saturation Sound Pressure Level (SSPL)): Bir işitme cihazının maksimum çıkış gücünün ölçüsüdür. Örneğin, "SSPL90: <135dB" ifadesi, işitme cihazına 90dB’lik bir ses girişi durumunda 135dB’den daha küçük ses çıkışı oluşacağı anlamına gelir. "HF Average SSPL 90" ifadesi ise 90 dB’lik ses girişinde yüksek frekansların ortalama seviyesini gösterir. 90dB çok güçlü bir ses seviyedir ve çoğu kez bir işitme cihazının sınırlarını test etmede kullanılır.

Ses Basınç Seviyesi (Sound Pressure Level (SPL)): Bir referans değere kıyasla bir sesin etken ses basıncının (yükseskliğinin) logaritmik bir ölçüsüdür. Standart bir referans seviyesinin üzerinde desibel cinsinden ölçülür. Müştereken kullanılan, havadaki “sıfır” referanslı ses basıncı 20 µPa RMS olup, 1 kHz’te insan işitmesinin eşiği olarak kabul edilir..

Pil Akım Boşalımı (Battery Current Drain): Cihazın pilinin ne kadar sürede biteceğini gösterir. Pilin ne kadar kapasitesi olduğunu ve ne hızda boşalacağını bilmek pilin ne kadar ömrünün olacağını belirlemede işimize yarar. Örneğin, “Battery Current Drain: 3.63 mA” ifadesi pilin cihaza takılıyken 3.3 mA seviyesinde boşaldığını gösterir. Bu rakam ne kadar küçükse pilin ömrü de o kadar uzun gider.

Frekans Aralığı (Frequency Range): Cihazın hangi frekans aralığındaki sesleri duymanızı sağladığını gösterir. Bu aralaık ne kadar geniş olursa o kadar iyidir. Genellikle yüksek işitme kayıplarına hitap eden cihazlarda frekans aralığı daha dardır ( 100-5000 Hz gibi). Premium tabir edilen en gelişmiş cihazlarda ise frekans aralığı 7000-8000 hz’e kadar çıkmaktadır. 

Frekans Cevabı (Frequency Response): Farklı frekanslarda cihazın kazanç veya amplifikasyonunu gösterir. Bu sizin odyogramınızla birebir uyumlu olmalıdır ve en önemli göstergedir. 
Örneğin;
LC-O/HC-O: 300-4900Hz 
LC-8/HC-0: 650-6200Hz 
LC-0/HC-8: 250-4600Hz 
Bu değerler, cihazın hangi aralıklarda sesi yükselteceğini gösterir. LC, düşük frekans ve HC yüksek frekansa atıfta bulunur. 0 ila 8 arasındaki rakamlar kazançta sıfır azaltımdan maksimum azaltıma kadar olan farklı ayarlamaları ifade eder. Odyometristiniz, işitme kaybınızın özelliğine göre LC ve HC ayarlarını ayarlayacaktır. 

BELLİ BAŞLI İŞİTME CİHAZI MARKALARI
  • Phonak (Unitron markasına da sahiptir)

  • Oticon (Bernafon markasına da sahiptir)

  • Siemens (Yeni Adıyla Signia) (A&M markasına da sahiptir.)

  • Widex

  • Resound (Beltone ve Interton markalarına da sahiptir)

  • Sonic Innovations

  • Starkey

  • Rexton

  • Audio Service
İŞİTME CİHAZI FİYATLARI

İşitme cihazlarının fiyatları marka ve modeline göre değişiklik göstermekle birlikte genellikle aşağıdaki seviyelerde seyretmektedir. 

•Giriş seviyesi dijital cihazlar (1000-2000 TL): Bu gruba giren cihazlar 2 ila 4 kanallı, tek veya 2 programlı, çoğunlukla direksiyonel mikrofon özelliği olmayan cihazlardır. Yaşlılar ve fazla sosyal hayatı olmayan kişiler için idealdir. Phonak’ın Naida I ve III, Milo, Milo Plus modelleri, Oticon’un Chili 5, Ino, Atlas, Go gibi modelleri, Siemens’in Intuis, Unitron Shine bu kategoriye girmektedir. Fiyatlarının düşük olması bu cihazların kalitesiz olduğu anlamına gelmemektedir. Bu kategoridekiler, oldukça kaliteli ve yeterli cihazlar da olabilir.

•Orta seviye dijital cihazlar (2000-3500 TL): Bunlar genellikle 6-8 kanallı, 2-3 programlı, direksiyonel mikrofonluPhonak Naida V, Certena, Nios modelleri, Oticon’un Sumo DM, Chili 7, Acto gibi modelleri, Siemens Pure, Motion, Life modelleri, Widex’in Flash, Real gibi modelleri bu gruba girmektedir.

•Üst seviye (premium) dijital cihazlar (3500-6000 TL): 16-20 kanallı, 4-5 programlı, kablosuz iletişim özelliği bulunan, ortama göre otomatik olarak ayarlanan direksiyonel mikrofonlu en gelişmiş model cihazlardır. Phonak Ambra, Audeo, Exelia, Naida IX modelleri, Oticon’un Agil, Acto, Chili 9 modelleri, Widex’in Clear, Passion modelleri, Siemens’in Aquaris, Pure Carat modeli bu gruba giren cihazlardır.

SONUÇ:

Buraya kadar işitme cihazlarıyla ilgili bilgileri anlatmaya çalıştım. Hangi özelliklere sahip olursa olsun, bir işitme cihazının temel görevi kullanıcının daha iyi duymasını sağlamaktır. Bunun için, cihazın teknik özellikleri kadar, kullanıcının işitme kaybına en uygun şekilde ayarlamasının yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu noktada cihazın ayarını yapan odyometristlere önemli bir sorumluluk düşmektedir. İşitme cihazı kullanıcıları da yeni aldıkları cihazlarını bir kaç hafta kullandıktan sonra memnun kalmadıkları hususları bir kağıda not alıp, cihazı satınaldıkları yere giderek ince ayarlarının yapılmasını sağlamalıdırlar. İçlerine sinene kadar tekrrar tekrar ayarını yaptırmakta tereddüt etmemeliler. Bu kadar büyük paralar verilip alınan cihazlardan en büyük memnuniyeti sağlamak temel hedef olmalıdır.
İşitme cihazı alırken karar vermede zorlanmak çok normaldir. Onlarca farklı markanın herbirinin onlarca farklı modeli var. Karar vermek kolay değil. Aldığımız bir cihazı ortalama 5 yıl gibi kullacağımızı düşünürsek, doğru karar vermenin önemi daha iyi anlaşılacaktır. Tavsiyem, bilindik markalardan şaşmamak, çok fazla paranız yoksa fazla pahalı bir cihaz almamak. Çünkü cihaza ne kadar çok para verirseniz, cihazdan beklentileriniz de o kadar yüksek oluyor ve bu durum cihazdan memnuniyetinizin düşmesine yol açıyor. Çoğu kez giriş seviyesi bir cihaz bile işimizi fazlasıyla görebilir. Önemli olan, işitme kaybımızın seviyesine ve beklentilerimize uygun bir cihazı seçmek. Hepimize kolay gelsin...

Bu konuyu yazdır

Thumbs Up Koklear İmplant Kimlere Uygulanır ?
Yazar: admin - 19-07-2017, Saat: 13:22 - Forum: Koklear İmplant Ameliyatı ve Doktor Tavsiyeleri - Yorum Yok

İşitme kaybı pek çok hastalık sonucu ortaya çıkabilir. Bu hastalıklardan bazıları dış/orta kulağı, bazıları iç kulağı, bazıları da beynin çeşitli bölümlerini etkileyebilir.
Koklear implant uygulanabilmesi için, işitsel hasarın iç kulakta salyangoz da denilen "koklea"da ortaya çıkması gerekir.

Koklea'da sesi işleyen iki tür hücre vardır. Bunlardan biri "dış saç hücreleri (DSH)"dir. DSH'lerin esas görevleri "hafif sesleri duymak" ve "konuşmanın anlaşılmasını sağlamak"tır. Bu nedenle DSH'lerde ortaya çıkan hasar, hem orta dereceye kadar işitme kaybına hem de anlama zorluğuna neden olur. "Duyuyorum ama anlamıyorum" şikayetinin kaynağı genellikle bu hücrelerdeki hasardır.

Koklea'daki diğer hücre "iç saç hücresi (İSH)"dir. Bu hücrelerin görevi duyulan sesi işitme sinirine iletmektir. Bu hücreler ancak yüksek sesleri duyabilir (60 dB'in üzeri) ve anlama yetenekleri DSH'lere göre çok daha azdır.

Koklear implantın uygulanabilmesi için İSH'lerinin hasarlanmış olması gerekir. Çünkü İSH'ler hasarlandığında, DSH'ler sağlam bile olsa, ses, işitme sinirine düzgün iletilemeyecektir.

Eğer hasar işitme siniri veya beynin daha yukarı bölümlerinde ortaya çıkmışsa, koklear implantın uygulanması mümkün değildir. Çünkü koklear implant, işitme sinirini elektriksel olarak uyararak, sesin beyne ulaşmasını sağlar (işitme siniri hasarına bağlı işitme kayıplarında "beyin sapı implantı" uygulanmaktadır). 

İSH'lerindeki hasar, saf ses odyometrisi, konuşmayı ayırdetme, ABR (BERA), akustik refleks ve otoakustik emisyon testleri ile saptanır. Eğer işitme kaybı 80 dB'i aşmışsa ve "konuşmayı ayırdetme" %30'un altında ise, İSH'lerindeki hasar, teorik olarak, "işitme cihazından yeteri yararı göremeyecek seviyeye ulaşmış" demektir. Ancak pratikte, her zaman böyle olmaz. 

İşitme cihazlarının temel fonksiyonu, sesleri yükseltip kulağa vermektir. Eğer koklea hasarlıysa, sesler hasarlı organ üzerinden beyne aktarılacaktır. Hasarlı organ üzerinden giden sesler, bazen cızırtılı radyoya benzer. Cızırtılı radyonun sesini açtığınızda sesler düzelmez. Sadece cızırtı sesi yükselir. İşte bu noktada işitme cihazı yetersiz kalır.

Koklear implant için yaş kriterleri:

Çocukların beyni fiziksel olarak yedi yaşına kadar olgunlaşır. Eğer çocuk bu yaşa kadar temel duyulardan mahrum kalmışsa, bu yaştan sonra beyne temel duyuları öğretmek çok daha zor olacaktır. Bu nedenle 7 yaşına kadar duymamış çocuğa duymayı öğretmek, görmemiş çocuğa görmeyi öğretmek çok zordur.

Doğuştan işitme kayıplılarda, implant için kabul edilen en uygun yaş, 10 - 12 aydır. Aslında 6 aylık bebeklerde daha iyi sonuç alındı gösterilmişse de, cerrahi riskler nedeniyle zorunlu olmadıkça koklear implant uygulanmamaktadır. Menenjit ve bazı viral hastalıklara bağlı işitme kayıplarında, iç kulak kanalları, içinde gelişen doku nedeniyle bir kaç ay içinde kapanabilmektedir. Böyle durumlarda, bebek çok küçük bile olsa, kanallar kapanmadan koklear implant uygulanması yapılabilmektedir.

Bir - iki yaş kolear implant için uygundur. Dört yaşına kadar devlet ödeme yapmaktadır. Ama çalışmalar iki yaş sonrasında kaybedilen her ayın önemi olduğunu göstermektedir.

Eğer çocuk işitme cihazı kullanarak, belli bir seviyede konuşma ve anlama yeteneği geliştirmişse (buna uzman odyolog karar verir), daha geç yaşlarda da implant uygulanabilir.

Yetişkinlerde, sonradan ortaya çıkan işitme kayıplarında koklear implant uygulanmaktadır. Hastanın işitme kayıplı olarak geçirdiği süre, işitme kaybının derecesi, işitme cihazı kullanma süresi gibi faktörler, implant kararında etkili olmaktadır.

Koklear implantta üst yaş sınırı bulunmamaktadır. Ancak bazı uzmanlar 70 yaş üzerinde (sinirsel tahribata bağlı olarak), implanttan sağlanan verimin düştüğünü düşünmektedir.

İmplant uygulamalarında hem cerrahi ekibin, hem de odyoloji ekibinin yetkin olmasının önemi büyüktür. İmplant takılan kişinin ömür boyu bu ekiple ilişkide olacağı unutulmamalıdır.

Bu konuyu yazdır

Thumbs Up Koklear İmplant Kullanıcılarına Öneriler
Yazar: admin - 19-07-2017, Saat: 13:21 - Forum: Koklear İmplant Kullanım Görüşleri - Yorum Yok

Koklear implant, işitme cihazları gibi kulağa ses göndermez. Sesi alır, işler, elektriğe çevirir ve doğrudan işitme sinirine verir. Bu nedenle koklear implanttan "çıkan sesi" duyamayız. Neye benzediğini de bilemeyiz. Bu durum, cihazın doğru çalışıp çalışmadığını kontrol etmemizi zorlaştırır. 

I- Cihazın üç ayrı parçasının doğru çalıştığından emin olunması gerekir:

1- Konuşma işlemci: Mikrofon ve işlemciden oluşur. Daha sık bozulan mikrofondur. Farklı marka ve modellerde, farklı kontrol yöntemleri kullanılmaktadır. Uzmanınızdan veya firmanızdan kontrolün nasıl yapılacağını iyice öğrenin ve belirli aralıklarla mutlaka uygulayın (örneğin, her sabah).

2- Kablo: En sık bozulan parçadır. Konuşma işlemci çalıştığı halde, hasta ses kesilmesinden veya sesin bozuk gelmesinden şikayet eder. Görsel olarak en rahat anlaşılma yolu, kablonun katlanma izi yapıp, yapmadığına bakmaktır. Genellikle, konuşma işleci ile bağlandığı bölgede kırılma şeklinde katlanma izi yapar. Her zaman yedek bulundurulmalıdır. Çünkü implantlıların büyük bir kısmı, günlük hayatlarını rahatlıkla devam ettirebilecekleri bir işitme seviyesine ulaşmaktadır. Her arıza, bir kaç günlük "sağırlık" demektir ki, bu durum ciddi psikolojik problemlere neden olmaktadır. 

3- Deri altına yerleştirilen parça (implant): Kullanıcı tarafından kontrol edilmesi şimdilik mümkün değildir. Ancak, sesin kesilmesi veya bozulması şikayeti ile kliniğe veya firmaya gidildiğinde, mutlaka "impedans" ve/veya "eCAP" testlerinin yapılmasını isteyin. 

II- Orta kulak enfeksiyonlarına karşı dikkatli olun

Orta kulak enfeksiyonları özellikle çocuklarda çok sık görülür. Aslında çoğu, en azından başlangıçta, mikrobik değildir. Mikrobik bir orta kulak enfeksiyonu, enfeksiyonun implant aracılığı ile yayılmasına neden olabilir. İmplant ameliyatında elektrot kabloları orta kulaktan geçirilir. Mikroplar bu kablolara temas ettiklerinde, yapışıp kalabilirler. Buna "biofilm" denilmektedir. Mikroplanmış kablolar, tüm ilaç tedavilerine karşın, çevresindeki dokularda sürekli enfeksiyon oluşmasına neden olur. Zamanla bu enfeksiyon yayılıp, genişleyebilir. İstenmeyen, sevimsiz sonuçlara yol açmaması için, kulak enfeksiyonu veya kulak ağrılarında ameliyatı yapan doktorla kısa zamanda irtibat kurulmasında yarar vardır. Böyle bir şikayette odyoloji kliniğinde "timpanogram" testi de yaptırılabilir. Bu test orta kulağın durumu hakkında bilgi verebilmektedir.

III- Cihazınızı yılda bir kez programlatın:

Kulağa yerleştirilen elektrotlar, kokleadaki kanallarda bulunan lenf sıvısına elektrik yayarlar. Bu elektrik işitme sinirine ulaştığında, sinir harekete geçerek bilgiyi taşımaya başlar. Lenf sıvısının elektriği iletme özelliği kişiden kişiye değişebilmektedir. Bu nedenle herkesin ayrı bir implant programı vardır. Ama lenf sıvısının iletkenlik özelliği de sabit değildir. Çeşitl enkenler bu sıvının iletkenliğini değiştirebilir. Örneğin, hamilelik, hastalık, hastalıkta alınan ilaçlar vb. Sıvı iletkenliğindeki en büyük değişiklik, genellikle ergenlik döneminde görülmektedir. Çünkü büyüyen çocuk hormonal değişim yaşamaktadır. Hormonal değişiklik, tıpkı hamilelikte olduğu gibi, ergenlikte de lenf sıvısının iletkenliğini değiştirir. Bu hormonal değişiklik o kadar etkilidir ki, bazı kadın hastalarda her regl döneminde implanttan gelen ses "bozulabilmektedir". 
Ömür boyu lenf iletkenliği aynı kalmayacağı için, implantın bu değişikliklere uygun olarak programlanması gerekir. İmplant programının yenilenme süresi tüm dünyada 1 yıl olarak kabul edilmektedir.

IV- İlk programdan sonra hemen işitme eğitimine başlayın:

İşitme eğitimi, implantın performansını arttıran temel faktörlerden biridir. Sadece çocukların değil, yetişkinlerin de işitme eğitimi yapması gerekmektedir. Çünkü, implantın sinire verdiği elektrik pilden elde edilen elektriktir. Halbuki normalde, işitme hücrelerinin ürettiği bio-kimyasal elektrik, işitme sinirini harekete geçirmektedir. Ayrıca implant aracılığı ile verilen seslerin kalınlık ve inceliği, kokleanın normal kalınlık/incelik değerlerinden farklıdır. Beynin bunlara alışması için zamana ve "fizik-tedavi"ye ihtiyacı vardır. İşitmenin "fizik-tedavi"si "bilinçli gevezeliktir" ("bilinçsiz" de olsa hiç yoktan iyidir ama "bilinçlisi" daha iyidir!) 

V- Odyoloji kliniklerine randevulu gidin:

Kontrol ve programlamalara mutlaka randevulu gidin. Sizi "araya" almasınlar. "Araya" alındığınızda işler aceleye getirilir. Acele iş, bazı şeylerin gözden kaçmasına neden olur.
Randevuları sabah saatlerine almaya çalışın. Uzmanlarınız daha dinç olacaktır. Özellikle mesainin son saatlerine kendinizi sıkıştırmaya çalışmayın. 

VI- Tüketici haklarının ve sosyal güvencenizin sağladığı tüm hakların bilincinde olun ve kullanın:

Koklear implant pahalı bir üründür. Yedek parçaları daha da pahalıdır. Unutmayın ki, hiç bir firma siz veya yakınınız "iyi duysun" diye implant üretmiyor. Siz iyi duyduğunuzda para kazanabilecekleri için implant üretiyorlar. Firmaların temel amacı, daha fazla para kazanmaktır. Bu nedenle firmalarla ilişkiniz "insani" değil, "ticari"dir (Ve ne yazık ki dünya savaşlarını çıkartan da "ticari" çıkarlardır!). Ticari ilişki içinde pazarlık yapmak, şart koşmak, ön anlaşma yapmak, şikayet etmek, dava açmak ve daha aklınıza gelebilecek tüm yöntemler geçerli ve mübahtır. Bilinçli tüketici olmanın koşuludur.

Diğer yandan, sosyal güvenlik kurumunun sağladığı hakları bilin ve kullanmayı alışkanlık haline getirin. Koklear İmplantlılar Derneği, bu konuda ciddi çalışmalar yapmaktadır. Rahatlıkla yardım isteyebilirsiniz.


VII- (İmplantlı) çocuklarınızı öncelikle meslek sahibi olma perfektifi ile yetiştirin: 

Tüm anne-babalar için çocukları özeldir ve güzel şeyler başarmalıdır. Ama, Türkiye'deki gayrı resmi işsizlik oranı %40'lar civarındadır! "Normal" insanların zor iş bulduğu bir toplumda, koklear implantlı çocukların "kendi başlarına ayakta kalabilmeleri" başlı başına büyük ve güzel bir başarıdır... "Özel" insanlara mahsustur... 
Çocuklarınıza dair planlarınızı, gerçekçi, bilinçli, ekonomik ve sosyal konumlarını gözeterek hazırlamanız gerekiyor: 
Bazen çocuğu üniversite için zorlamak yerine, teknik okulları tercih etmek; okul yerine, özel kursu tercih etmek; özel okula para vereceğine, çocuğun üzerine ev almak gibi.. Bunlar gerçekçi ve bilinçli olarak yapılacak planlamalardır. 

VIII- Çocuğunuzun "öğretmeni" olmayın!

Ülkemizde engelli çocuklar için eğitim sistemi çok yetersizdir. Bu nedenle eğitim işi, özellikle de küçük çocuklarda anne-babaların (genellikle de annelerin) üzerine kalmaktadır. Ancak şunu hep hatırlamak gerekiyor ki, "anne" figürü sevgiyi, "öğretmen" figürü ise otoriteyi daha çok temsil eder. İşitmesini yitirmiş bir çocuğun, "öğretmenliğe" soyunduğu için anne figürünü de yitirmesi, çocuğu psikolojik olarak "eksik" bırakabilir. Koklear implant bu "eksikliği" kapatamaz.. Ne olursanız olun, hep "anne" olarak kalın. 

Bu konuyu yazdır

Lightbulb İlk Kez İşitme Cihazı Almayı Düşünenlere Fikir Vermesi İçin
Yazar: admin - 19-07-2017, Saat: 13:00 - Forum: İşitme Cihazları - Yorum Yok

İlk kez işitme cihazı alacaklara veya yeniden cihaz almayı düşünenlere önerilerim:

1- İşitme testinizi güvenilir bir klinikte yaptırmaya özen gösterin.
2- Orta kulak hastalığına bağlı bir işitme kaybınız varsa, öncelikle tedavi yollarını araştırın.
3- Cihazın modelinden çok, cihazı kimin uygulayacağı önemlidir. Uzmanın yeterli olduğundan emin olun. Diplomasını görün.
4- Cihaz denemesine kesinlikle yalnız başınıza gitmeyin. Ailenizden birisiyle gitmeye çalışın.
5- Deneme sırasında üç heceli 20 kelimenin (perşembe, araba vb) cihazlı ve cihazsız olarak arkanızdan, normal ses yüksekliği ile okunmasını isteyin. Cihaz kelimelerin anlaşılmasını arttırıyorsa ve bu artış sizin için tatminkarsa, cihaz etkili demektir.
6- Deneme sırasında hem kendi sesinizin hem de uzmanın sesinin "normal" olmasına dikkat edin. Kendi sesinizi dinlemeden "ince ayarı" bitirmeyin. 
7- Cihazı denemesi sırasında "Gerçek-Kulak Ölçümü" yapılmasını isteyin (kulak kanalına tüp şeklinde mikrofon yerleştirilerek, cihazın sağladığı kazanç ve çıkış değerlerinin "gerçek" olarak ölçüldüğü test yöntemidir). Ölçümde elde edilen sonuçların size anlatılmasını isteyin. Bu ölçümün yapılmadığı işletmelerden cihaz almayın (bir çok işletme bu ölçümü yapmadığı halde, yapılmış gibi sahte belge verebilmektedir).
8- Cihazınızı gerçek hayatta denemeden almayın. Cihaz denemesi yapılan odalar, gerçek hayatın zorluklarından (ve gürültülerinden) çok uzaktır. En doğru cihaz denemesi günlük hayatta yapılan denemedir. Tüketici haklarına göre (yanılmıyorsam)15 gün içinde cihazınızı iade edebilirsiniz. Bu iade kulak içi cihazlar için de geçerlidir (kalıp parası tüketiciye aittir).
9- Gürültülü ortamlarda konuşmanın anlaşılmasını en fazla sağlayan çift-mikrofonlu sistemlerdir. Cihazların diğer özellikleri (kanal sayısı, gürültü yönetimi vb) daha çok "dinlemeyi kolaylaştırmaya" yararlar (örneğin, konuşmayı daha az konsantre olarak dinleyebilirsiniz). 
10- Her iki kulak da işitme cihazı kullanmaya elverişli olduğu halde, tek kulakta cihaz kullanırsanız, cihazsız kulağınızda zaman içinde konuşmayı anlama yeteneğiniz azalabilir. Bir süre sonra (yaklaşık 5 yıl sonra) konuşmayı anlama yeteneği düzeltilemeyecek kadar kötüleşebilir ("işitsel deprivasyon"). Cihaz fiyatları ve ekonomik gücünüzü değerlendirirken "çift cihaz"ı göz önünde bulundurun.
11- Kesinlikle pazarlık yapın! Fiyatı indiremeseniz bile ücretsiz aksesuar (pil, filtre vb) alabilirsiniz.

Bu konuyu yazdır

Hakkımızda

    Bu Forum ;

    Tamamen İşitme Engellilerin Yaşam Kalitesini Arttırmak Amacıyla Kurulmuştur.

    Ortak Derdimiz İçin Bir Olma Vakti !

    Görüş ve Önerileriniz İçin Lütfen İletişime Geçiniz